Abdest, Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma, TDK İmlâ KIlavuzu'nda ve konuÅŸma dilinde aptes biçimi de vardır. [1]. İbadet yapmadan önce fiziksel nötürleÅŸme için belli organları ıslatmak (gasil, gusül غسل) ve sıvazlamaktır (mesih, mesih مسØ). Toz, toprak, taÅŸ vb ile de yapılabilir ve buna teyemmüm تيمم denir. Kur'an'a göre, boy abdesti için sıvı bulunamadığında, hasta iken, yolculukta iken teyemmüm yapılabilir. Namaz kılmak için abdest almak ya da teyemmüm yapmak kiÅŸinin tercihine kalmıştır. Fıkıhçılara göre ise teyemmüm yalnızca su bulunmadığında yapılabilir. Fıkıhçılar Maide Suresi 6. ayeti ile Nisa 43. ayetlerine raÄŸmen bu kanıdadırlar.
"Abdest" sözcüğü dilimize Selçuklular zamanında Farsça'dan geçmiştir. Anlamı "suyu tutmak"tır. âb (su) ve dest (tutmak, kavramak) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. İran'da abdest için "vudu" denmektedir. Bu sözcüğün, Yunanca "bir nesneyi bir sıvıya batırmak" anlamında, βάπτισμα baptis (vaftiz) sözcüğü ve "boyamak" anlamında βάπτειν baptein sözcüğü ile benzerliği de dikkate değerdir.
Abdest Kur'an' da gasil veya gusül (Arapça: غسل) olarak geçer. Sünni hadisçiler ile Sünni-Şii fıkıhçılar vudû (Arapça: وضوء) kelimesini abdest anlamında kullanmakta ve gusül kelimesini boy abdesti için kullanmaktadırlar. Kur'an'da boy abdesti' için ıttıhar (Arapça: اطهار) yani taharlanma (temizlik) sözcüğü kullanılmaktadır.
Gasil ya da gusül sözcüğü, Arapça'da "bir sıvıyı bir nesne üzerinden akıtmak, koku sürünmek" anlamlarına gelir.
Konu ile ilgili olarak, Maide Suresi, 6. ayeti şöyledir:
"Ey o iman edenler! Salata (Namaza) kalktığınızda, vecihlerinizi (başın ön yanı,yüz,boyun altı) gasledin (ıslatın), el-kollarınızı dirsekler ile birlikte gasledin (ıslatın), başlarınızı meshedin (sıvazlayın), ayaklarınızı incik-aşık kemiklerine değin meshedin(sıvazlayın). Cünüpseniz ıttıhar edin (temizlenin). Hasta olduysanız, seferde-yolculukta iseniz, sizden biri gaittan geldi ise ( boşaltım organlarından katı-sıvı-gaz çıkışı oldu ise), nisa (ayette işin düz durumu anlatılmış, kadın ya da kadın yerine konan kimse/nesne) ile lemis edişti iseniz (-lemis, düşte de olur, ayette dokunmak-değmek mess مس sözcüğü yoktur- beyindeki seks merkezi uyarıldı ise) ve su-sıvı bulmadı iseniz ( bulamadı yazmıyor) pak bir toprağa-toz-taşa vb teyemmüm edin..."Ayette kullanılan vücûhe küm (vecihleriniz, Arapça: وجوه كم) ibaresi, başın ön yanı için kullanılır, bu yüzden başta saçların döküldüğü ön kısım, yüz, boyun altı demektir. Baş sıvazlanırken, ayette sınır koymadığı için, baş adlı organın başın ön yanı dışındaki her yanı, kulaklar, ense, boyun sıvazlanır. [2]
Abdestin öğeleri dörttür:
Fıkıhçılar ile hadisçiler, buna ek olarak hadisleri referans göstererek şunları (sünnet, mendup, müstehab, mekruh vs) eklerler;
Nisa Suresi, 43 ayetine göre sekerat (şuuru yerinde olmamak: delilik/cinnet, esriklik/sarhoşluk, bayılmak-baygınlık, uyku-uyumak...) durumu ile boşaltım organlarından çıkış olması durumu salata (namaza) dolayısıyla da abdestin varlığına engeldir, Maide Suresi, 6 ayetine göre namaz için abdest ya da teyemmüm şarttır.