Bilgi Merkezi
Bundan sıkıldım, bana başka bir şey göstersen?

Sura Suresi


Şura Suresi[[Resim:|175px|]]

Sınıfı:
İsmin Anlamı

Başka isimleri

Sure numarası

Geliş Zamanı

İstatistikleri
Ayet Sayısı

Kelime Sayısı

Harf Sayısı

Konuya göre
ayet dağılımı

Şura Suresi (Arapça: سورة الشورى) Kur'an-ı Kerim'in kırk ikinci sûresi. 23. ve 26. ayetleri Medine’de diğer ayetleri Mekke devrinde nazil olmuştur. Sure elli üç ayetten oluşur. Sure ismini otuz sekizinci ayette geçen ve Müslümanların aralarında danışarak işlerini yapmaları gereğini bildiren şura kelimesinden alır.

Şura Suresinde Allah’ın bağışlayıcı ve esirgeyici olduğundan, Kur’an’ın Arapça vahiy edildiğinden, Allah’ın kudretinden, insanlara doğru yolu bildirmek için görevlendirilen peygamberlerden Kıyamet gününden, kötülüklere karşı sabredilmesinden, affedici olmanın gereğinden herkesin Allah’a döneceğinden bahsedilir.

Mekke döneminde inmiştir. 53 âyettir. Resmi Sırasına göre: 42.Sure, İniş Sırasına göre 62.Suredir. Sûre, adını 38. âyette geçen "Şûrâ" kelimesinden almıştır. Şûrâ danışma ya da toplu denetim anlamında ülkemizde tercüme edilirken, Bu ayet İngilizcede Konsey(COUNCIL - konsey. meclis. kurul. encümen. danışma kurulu. divan. şûra. konsey, meclis. heyet.) anlamında tercüme edilmiştir.


ŞURA SURESİ (Diyanet Meali)

Eûzü Billâhî Mineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm.

senden öncekilere işte böyle vahyeder.

ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum.

(kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu sûretle sizi üretiyor. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

(dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab’a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.

dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.”

delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

belki de o saat (kıyamet) yakındır.

korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

mutlak güç sahibidir.

kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.

ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zâlimler için elem dolu bir azap vardır.

titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.

şeydir. De ki: “Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.

bilendir.

lütfundan onlara fazlasını da verir. Kâfirler için ise çetin bir azap vardır.

azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.

yayandır. O, dost olandır, övülmeye lâyık olandır.

varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

çoğunu affeder.

ve yardımcı yoktur.

bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

da affeder.

kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Şüphesiz O, zâlimleri sevmez.

için) bir yol yoktur.

edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

gördüklerinde zâlimlerin, “Dünyaya dönmek için bir yol var mı?” dediklerini görürsün.

gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, “İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır” diyecekler. İyi bilin ki zâlimler, sürekli bir azap içindedirler.

kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur. 47. Allah’tan, geri çevrilmesi imkânsız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkâr edebilirsiniz!

düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.

Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.

de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.

Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner.


ŞURA SURESİ (SUAT YILDIRIM)

Eûzü Billâhî Mineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm.


Tarihsel önce:
Sure metini: Şura Suresi Tarihsel sonra:

Kur'an da sırası:

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114

es-surâ ile ilgili Anahtar Kelimeler :onlari ancak için Iste onun sana baska Allah Allah’in Süphesiz hakkiyla azap olan hiç vardir çok hakkinda ise yoktur ona
Bu makale Wikipedia' dan çarpma olup GNU FDL lisansı altındadır. Bu yazıyı yazan arkadaşlar buradadır.
Bir Şey Öğren bir Ferruh Mavituna aksiyonudur ve aktivist bir Wiki forkudur.

Wußten Sie das? - Lernet was